İşyerinde Verimliliği Artırmanın Yolları Nelerdir?

İşyerinde Verimliliği Artırmanın Yolları Nelerdir?

Verimliliği Etkileyen Teknoloji Öğeleri

Çalışanların bir işyerinde verimli çalışabilmesi için sunulan teknolojik öğeleri kesinlikle işyeri odaklı kullanmaları gerekiyor. Ancak günümüzde internet kullanımı çalışanlar için farklı kaçış odakları olarak görülebiliyor. İş stresini internet ağı üzerinde farklı şekillerde atmaya çalışan personel, büyük zaman ve iş gücü kaybına neden olabiliyor.


Verimliliği etkileyen teknoloji öğelerinin başında internet erişimi ve kullanımı yer alıyor. İnternet kullanımında verimliliği etkileyen konular şöyle sıralanabilir:


Masum Görünen Sosyal Medya

İnternet kullanımının işyeri verimliliği ve başarısına katkı sağlayacak şekilde düzenlenmesi günümüz iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer alıyor. Hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş olan sosyal medya, işyaşamında verimliliği olumsuz etkiliyor. Çalışanların iş saatlerinde sosyal medyada fazla zaman geçirmesi zaman yönetimini ve kontrolünü olumsuz etkilerken, dikkatlerinin de dağılmasına neden oluyor.


Zaman, her iş sektöründe en önemli ve kıymetli kaynak. Sosyal medyaya iş ağı üzerinden tüm gün bağlı olan çalışanların zamanlarını ister istemez sosyal medyada çok harcadığı ise bilinen bir gerçek. Tam burada devreye giren internet filtreleme sistemleri, çalışanların verimliliğini artırmak için uygulanıyor. Sosyal medya kanalları gibi çalışanları olumsuz etkileyecek internet kanallarına erişimi engelliyor.


Bir gün içinde bitebilecek birçok iş, sosyal medyanın çaldığı zamana kurban gidebiliyor. Zaten bilgisayar başında çok vakit harcayan çalışanların dinlenme zamanlarını daha verimli kullanmaları da önemli. Sosyal medyada sürekli zaman geçirmek, gönderilmesi gereken maillerin hatalı gönderilmesi gibi iş başarısını etkileyecek olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. TeamLease şirketi tarafından hazırlanan İş Dünyası Raporu’na göre, çalışanların işyerindeyken sosyal medyada geçirdikleri günlük ortalama süre; 2 saat 21 dakika. Rapora göre, toplam verimliliğin %13’ü sadece sosyal medya bağımlılığı nedeniyle kaybediliyor.


Başlanıldığında Bitmeyen Oyunlar

İnternet üzerinden oyun oynamak 3 insandan birinin alışkanlığı haline gelmiş durumda. Alışkanlıktan öte bir bağımlılık yaratan bu oyunlar, gün içinde çalışanların da vazgeçemediği ve zaman harcadığı internet odakları oluyor. Ancak oyun sitelerinin yalnızca zaman kaybına neden olmaktan daha vahim sorunlar yarattığını da söyleyebiliriz. İşletme ve müşteri verilerinin gizliliğini tehdit eden oyun siteleri sebebiyle çalışanlar farkında olmadan veri hırsızlığına olanak tanıyabiliyor. Yani şirket ağından kötü amaçlı yazılım barındıran bir oyun sitesine ya da bahis sitesine girildiğinde yazılım sahipleri için tüm şirket bilgilerine erişim mümkün hale geliyor.


Bilgisayar oyunlarının en önemli olumsuz etkilerinden bir diğeri ise beyni etki altına alıyor olmaları. Çalışanların gerçek dünyadan uzaklaşmasına neden olan oyunlar, iş verimliliği açısından birçok olumsuz durum yaratıyor. Bilgi alışverişinde ve raporlarda hata yapılması, kolay işlemlerin bile fazla zaman alması, iş için yapılacak araştırmaların gerektiği gibi yapılamaması, oyunların çalışanların iş verimliliğini olumsuz etkileyen sonuçları arasında yer alıyor.


Okudukça Zamanı Unutturan Haber Siteleri

Çalışanların haber sitelerinde çok fazla zaman harcaması, odak noktalarının işyerinde değil de başka yerde olmalarına neden oluyor. Sosyo-kültürel olarak olumsuz etki yaratacak haberler, çalışanların duygusal olarak etkilenmesine ve kendilerini işe verememelerine neden oluyor. İnternet sürekli bilgi bombardımanı yaratıyor. İş sahasında haber sitelerinde sürekli zaman geçiren çalışanların dikkatlerinin dağılmaması mümkün değil. Haber sitelerinde yer alan haberler, çoğunlukla insanların haber linkine tıklaması için oldukça merak uyandırıcı bir üslupla sunuluyor. Görsel ve içerik olarak dikkat çekici unsurlar taşıyan haberler, çalışanların zihinsel aktivitelerini etkileyerek hatalı işler yapmalarına neden oluyor. Toplantılara geç kalma, gönderilmesi gereken işlerin gönderilmemesi gibi iş verimliliğini olumsuz etkileyecek sorunlar meydana geliyor.


İşletmelerde İnternet Filtreleme Sistemi Neden Gereklidir?

İşletmelerde zamanın nasıl kullanıldığı işletmenin verimliliğini doğrudan etkiliyor. İşletme personeli işyerinde internet kullanımı konusunda zaman kaybına neden olacak, işletmeyi zarara sokacak şekilde hareket edebiliyor. Bu durum artık günümüzde neredeyse tüm ofislerde karşılaşılan bir durum olarak gözlenebiliyor. Sosyal ağ siteleri olan Facebook, Twitter, Friendfeed, Myspace gibi siteler alışkanlık yapan ve zamanın iş odaklı olmayacak şekilde boşa harcanmasına neden olabilecek siteler olarak oldukça yoğun kullanılıyor.


İşletmelerde çalışanların zararlı yazılım içeren sitelere fark etmeden girmesi bilgisayar sistemlerinin çökmesine neden olabiliyor. İşyerinde bilinçsiz internet kullanımı herhangi bir bireyin bilinçsiz internet kullanımından çok daha büyük zararlara neden olabiliyor. Çalışanlar bilmeden şirketin tüm verilerinin ha

COVID-19: Sık Görülen Stres Tepkileri Nelerdir?

COVID-19: Sık Görülen Stres Tepkileri Nelerdir?

Stres, yeni koşulların ortaya çıkmasıyla birlikte olağan genel uyumunuzun bozulduğu duygusal, fiziksel ve bilişsel bir tepkidir.


COVID-19 salgınıyla birlikte değişen yaşam pratiklerimizin sonucunda, stres belirtilerinin bir kısmını deneyimlemeniz oldukça doğaldır. Unutmayın ki, strese uyum sağlamak ve stresli durumlarla başa çıkmak mümkündür.


COVID-19 salgınının geniş kapsamlı etkileri karşısında deneyimleyebileceğiniz olumsuz duygusal, fiziksel veya bilişsel tepkiler şu şekildedir:


Kendi sağlığınız ve sevdiklerinizin sağlığı için korku ve endişe duymak

Uyku düzeninde ve yeme örüntüsünde değişiklik

Uykuya dalmada güçlük

Odaklanmada güçlük

Kronik sağlık sorunlarının kötüleşmesi

Gergin ve bunalmış hissetmek

Kontrol edilemeyen, hızlı ve tekrarlayıcı olumsuz düşünce örüntüleri

Olağan durumlara ilişkin kaygı, endişe ve korku

Üzüntülü hissetme, ağlamaklı olma, keyif veren etkinliklere karşı ilginin azalması

Kalp atış hızında artış, mide rahatsızlığı, yorgunluk, rahatsızlık veren duyumlar gibi

fiziksel belirtiler


Engellenme, sinirlilik, öfke, huzursuzluk

Umutsuz hissetme

Diğerler bireylerden ya da sosyal çevreden kopmuş hissetme

Kamusal alanlara gitme konusunda evhamlı davranma

Gevşeyememe/rahatlayamama

Alkol, sigara ve diğer madde kullanımının artması

 


COVID-19 ve STRESLE BAŞA ÇIKMA

Söz konusu salgınla ilgili bilimsel açıdan henüz yeterli bilgi mevcut değildir. Salgının ortaya çıkmasından bu yana, bilgi almayı ve hazırlıklı olmayı istemeniz oldukça anlaşılır olmasına karşın, basında ve sosyal medyada yer alan üzücü veya stres uyandırıcı bilgilere sürekli olarak maruz kalmak (okumak, dinlemek veya izlemek), endişenizi baş etmesi güç boyutlara taşıyabilir. Özellikle sosyal medyada kontrol edilemez düzeyde bilgi kirliliği söz konusudur. Herhangi bir konuda bilgi eksikliği, çelişkisi olduğunda, halihazırda çeşitli kaygılarla dolu olan zihnimiz boşlukları kötü senaryolarla doldurmaya çalışır. Söylentiye dayalı spekülatif bilgilerin çaresizlik yaşatıp kaygınızı artıracağı unutulmamalıdır.


Aşağıda olası kaygı, stres ve olumsuz duygu durumlarıyla baş etmenizi kolaylaştıracak yöntemlere dair bilgiler yer almaktadır.


A) Doğru Bilgi Edinme, Haber Kaynakları ve Sosyal Medya Kullanımının Yarattığı Stresle Başa Çıkma

Yanlış bilgilendirmenin yaratacağı korku ve kaygıdan kaçınmak için güvenilir kaynaklardan bilgi edinmek önemlidir. Virüsle ilgili olarak doğru bilgiye erişmek, kontrol duygusunun artmasına ve kaygının azalmasına yardımcı olabilir. 


Yoğun maruz kalmanın getirdiği endişe ile başa çıkmak için haber kaynaklarına erişimi ve sosyal medya kullanımını sınırlandırın.

Okuduklarınız, izledikleriniz ve duyduklarınızın yüksek düzeyde strese neden olduğunu fark ederseniz, bilgi edinmenin getirdiği stres ve bilgi edinmeye yönelik isteğiniz arasında bir denge oluşturmaya çalışın. Bu süreçte kendinizi güncel bilgilere tamamen kapatmak iyi olmayabilir ancak kendinizi bu konuda eğitmek ve aldığınız bilgilere sınırlandırma getirmek, stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir. 

Sosyal medya etkinliğinizi ve sosyal medyada ne kadar süre harcadığınızı değerlendirin. Bu süre günlük işlevlerinizi azaltacak ölçüde mi? Güncel gelişmeleri kontrol etme isteği duyduğunuzda, bu isteği bir süre ertelemeye çalışın.

Haberleri günün belli saatlerinde kontrol edebileceğiniz şekilde izleyin. Takip ettiğiniz hesaplarda veya sosyal medya etiketlerinde kaygınızın artmasına neden olanlar varsa, bu hesapları bu süreçte takip etmeyi bırakmayı düşünebilirsiniz. 

 


B) Düşüncelerin Farkına Varma

Belirsizlik durumlarında, “Ya şöyle olursa?” gibi düşüncelerin ortaya çıkması oldukça doğaldır. Bununla birlikte, bu düşünceler yoğunlaşırsa, kişi gelecek senaryolarını felaketleştirmeye başlayabilir. Bu da kaygı ve stresin artmasına neden olacaktır.


Felaketleştirici düşüncelerinizi size yardımcı olacak düşüncelerle değiştirmek mümkündür. Kaygınızın artmasına neden olan bu gibi düşünceler ortaya çıktığında, kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

“Kontrol altına alabildiğim/benim kontrolümdeki şeyler neler?”,


“Geçmişte yaşadığım zorluklarla başa çıkmada ne gibi yöntemler bana yardımcı olmuştu ve bugün bu yöntemlerden bana yardımcı olabilecek olanlar var mı?”


Salgından kendinizi nasıl koruyacağınızı bilmeniz de kaygı veren düşüncelerinizi kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Eğer korku veya panik hissederseniz, kendinize yapabileceğiniz gerçekçi ve işlevsel şeyler olduğunu hatırlatın.

Kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için yapabileceklerinizi gözden geçirin.


Salgının kontrol altına alınabilmesi için uzmanlar ve sağlık kuruluşları tarafından pek çok öneri yapılmaktadır. Bu önerileri takip etmeyi ihmal etmeyin.


Salgın hastalık durumları, hijyene ilişkin takıntılı düşünceleri ve işe yaramayan bazı davranışları tetikleyebilir. Aşırıya kaçtığını fark ettiğinizde, hijyeninize dikkat ederken, kendinize karşı anlayışlı ve nazik olmayı unutmayın; sağlığınızı tehlikeye atabilecek davranışlardan kaçının! 

 


C) Duyguların Farkında Olma

Salgına ilişkin haberle

Uzaktan Eğitim: Öğrencilere Evden Çalışma İçin Öneriler

Uzaktan Eğitim: Öğrencilere Evden Çalışma İçin Öneriler

Bildiğiniz gibi, diğer üniversitelerin de izlediği benzer bir yöntemle, Ankara Üniversitesi 23 Mart 2020’den itibaren yüz yüze derslerden çevrimiçi derslere geçiş yaptı. Her ne kadar  teknolojiyle daha erken yaşlarda tanışmış olarak, teknoloji ile daha barışık bir kuşak olsanız  da, bu süreçte, evden eğitime devam etmekte zorlanabilirsiniz. Dikkatiniz aile üyeleri, yiyecekler, evcil hayvanınız veya televizyon ve sosyal medyadan veya yakınlarınızdan gelecek haberler gibi çeşitli faktörler tarafından kolayca zapt edilebilir ve dağılabilir. Bir yandan COVID-19 ile ilgili kaygılarınızla mücadele ederken, kendinizi motive veya üretken hissedemeyebilirsiniz. Evden eğitim alma ve odaklanmayı sürdürmek sizi zorlayabilir. Endişeye kapılmayın. Her ne kadar yüz yüze öğrenmenin yerini tutmasa da, uzaktan eğitimin size sağlayabileceği bazı avantajları da vardır, sizler bu sürece rahatlıkla uyum sağlayabilirsiniz. Başlangıçta dezavantajlı gibi görünen bu yeni durumu, esnek bir çalışma ortamıyla, eksik olduğunuzu bildiğiniz ders konularında, daha çok gelişme kaydedecek şekilde, avantaja çevirebilmek de mümkündür. Sanal ortamdaki derslerinizi düzenli olarak takip etmek, eğitiminizi destekleyici diğer kaynaklardan ders çalışmak ve ayrıca kitap okumak, günlük rutinlerinizi aksatmamak konusunda, denetim ve kontrol sahibi olma hissinizi de arttıracaktır. Geçici de olsa, yeni öğrenme ortamına uyum sağlama becerinizi geliştirmek, psikolojik iyi oluş halinizi de destekleyecektir. Akademik gelişiminizi devam ettirebilmek ve ders konularının birikip, sizler için daha zorlayıcı gelmesinin önüne geçmek için size bazı ipuçları aşağıda verilmiştir. İlgili ipuçlarını kullanarak, olağandışı işleyiş gerektiren bu süreçte, uzaktan eğitimden olabildiği kadar çok faydayı sağlamaya gayret edin.


Evden sınıfa ya da kütüphaneye gidiyormuş gibi bir çalışma düzeni oluşturmaya gayret edin. Gününüzü planlayın. Uyanmak, kahvaltı etmek ve giyinmek için bir zaman belirleyin. Yerleşik bir rutin kurmak, zamanınızı yapılandırmaya ve çalışmaya geçmenize yardımcı olabilir. Programınızı her seferinde az sayıdaki belli şeylere odaklanabileceğiniz şekilde ayarlayın.

Çalışma alanınız ile dinlenme alanınız arasında fiziksel bir sınır oluşturmak, evden eğitim alırken odaklanmanıza yardımcı olabilir. Evdeki çalışma ortamının size uygun olarak düzenlenmesinde aile üyelerinizden destek alabilirsiniz. Benzer desteği, ders çalışması gereken başka aile üyeleriniz varsa, siz de onlara sağlamaya çalışın.

Dersleri, canlı ders saatlerinde, düzenli olarak aktif katılımla takip etmeye özen gösterin. Böylelikle, canlı ders sırasında anlamadığınız yerleri sorup netleştirme, anlık geribildirim alabilme ve konuyla ilgili sınıf içi tartışmaları takip edebilme fırsatınız da olacaktır. . Ayrıca, düşüncelerinizi ve sorularınızı sanal ortamda söz isteyerek ya da yazarak ifade etmek, sınıf ortamında yüz yüze paylaşmaktan daha rahat gelebilir.

Dersleri canlı takip etmek, zamanı yapılandırmanıza da yardımcı olacaktır. Araştırmalar, uzaktan eğitimin takip konusunda sanal bir özgürlük hissi sağlayarak, dersleri tamamlama oranın düşük olduğunda, önemli bir dezavantaj oluşturduğunu göstermektedir. Bu noktada siz öğrencilerimizin motivasyonlarını yüksek tutması ve öz disiplin sahibi olarak motivasyon göstermesi çok değerlidir. Bu durumu, yetişkin yaşamının gerektirdiği sorumluluk sergileyebilmenin bir ‘demosu’ olarak da düşünülebiliriz.

Canlı ders saatlerinde dikkatinizin dağılmasını en aza indirmek için telefonunuzu bir kenara bırakmak, mesajlardan ve sosyal medyadan gelen bildirimleri ve alakasız web sayfalarını kapatmak önemlidir. Canlı dersler sırasında not almak, dikkatinizi sınıf içeriğine yönlendirmenize yardımcı olabilir.

Çalışmanız gereken dersleri ya da bitirmeniz gereken ödevleri/projeleri, her gün tamamlayabilecek şekilde küçük görevlere bölebilirsiniz. Büyük bir görevi daha küçük parçalara bölmek, işleri daha kolay baş edebilecek hale getirebilir ve onları bitirmek için daha motive olmanıza yardımcı olabilir. Kendinizi işlerin tamamlanmasından sorumlu tutmak için çalışma planınızı arkadaşlarınızla veya aile üyeleriyle de paylaşabilirsiniz.

Şu anki eğitim sürecinde ders sürelerinin, örgün eğitimde yapılan ders sürelerinden oldukça kısa olması, ders sonrasında ilgili konuyu yeteri kadar tekrarlamanız için size ek bir fırsat sağlayacaktır. Gerekli tekrarları yaparak ve ayrıca ek kaynakları takip edererek,, derslerinize, okuldakine benzer sürelere yakın şekilde zaman ayırabilmek, sizi zaman yönetimi konusunda da geliştirecektir.

Gün içinde sosyalleşme için zaman belirlemek, çalışmaya odaklanmanızı arttırabilir. Gün içerisinde daha az üretken olduğunuzu fark ettiğiniz saatleri, aile üyeleriyle zaman geçirmek, dinlenmek, telefonla ya da görüntülü sohbet yoluyla arkadaşlarınızla görüşmek için ayarlayabilirsiniz. Kendinizi iyi hissedeceğiniz faaliyetlere de sosyal izolasyonu ihmal etmeyecek şekilde zaman ayırın.

Dersler için gerekli ve üzerinden geçilen materyaller, sisteme de eklendiğ